Türk-Alman dostluğunun simgesi
4 Ağustos 2011 / Süleyman SELÇUK

BERLİN’in Neukölln İlçesi Colombiadamm’daki Türk Şehitlik Camii, her biri 25 metre iki minaresi ve ihtişamlı yapısıyla kentin en önemli kültürel yapıtları arasında. İki katlı camide, ek binaları, terası ve avlusunda aynı anda 5 bin kişi namaz kılabiliyor.

Türk-Alman dostluğunun simgesi
İbadethane görevinin yanı sıra Türk ve Alman toplumu arasında iletişim köprüsü görevini üstlenen Türk Şehitlik Camii, Türk-Alman dostluğunun simgesini yansıtıyor. İstanbul’daki Sultanahmet gibi, her gün kapılarını dünyanın değişik ülkelerinden gelen ziyaretçilere açan Berlin Türk Şehitlik Camii, mimarisi ve tarihi miras özelliğiyle de dikkat çekiyor.

Cami külliyesinin çok maksatlı kullanıma müsait olduğunu belirten Berlin Türk şehitlik Camii Dernek Başkanı Ender Çetin, kültür merkezi inşasının tamamlanmasıyla konferans salonu, sergi salonu, Türk el sanatları galerisi, kitap satış ünitesi ve kütüphane, okuma odası ile klasik Türk evi tarzında sohbet odası yer alacağını söyledi. Cemaatin bağışlarıyla caminin inşa edildiğini söyleyen Çetin, kullanılan süsleme ve kaplama malzemelerinin Türkiye’den getirildiğini kaydetti.

NEDEN ŞEHİTLİK DENİR
Berlin Türk Şehitliği, dost ve müttefik Osmanlı ile Prusya devletlerinin kurmuş oldukları Türk-Alman dostluğunun bu güne kadar ki bir simgesi olmuştur. Osmanlı sefiri olarak 3 Haziran 1797’de Berlin’e gelen devlet adamı Ali Aziz Efendi’nin 1798’de vefat etmesi üzerine naaşının defni sorun olur. O dönemde naaşın ülkeye nakli mümkün olmadığından Prusya Kralı III. Friedrich Wilhelm, Berlin’de bir yer tahsis eder. 1804’te Osmanlı maslahatgüzarı Mehmed Esad Efendi de Berlin’de vefat edince Ali Aziz Efendi’nin yanına defnedilir. Bugünkü Urban ve Geibel caddelerini kesiştiği yerde olduğu belirtilen eski Türk Mezarlığı, zamanının Osmanlı Padişahı’nın izni alınarak lağvedilir ve 1866’da bugünkü Columbiadamm’a nakledilir. Birinci Dünya Savaşı’nda yaralanarak tedavi için getirildikleri Berlin’de vefat eden Osmanlı Türk subayları da buraya defnedilince mezarlığa ‘Şehitlik’ denmeye başlar. Daha sonra Ermeniler tarafından Berlin’de öldürülen Talat Paşa da 1943’te Türkiye’ye nakledilinceye kadar burada yatar. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra şehitlikte 200 mezar bulunmakta ve bu sayı 220’yi bulunca mezarlığın dolduğu saptanarak cenazeler, 1963’te Federal Almanya Hazine Ofisi tarafından Alman askeri mezarlığının ortasında bulunan araziye gömülmeye başlanmıştır. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) girişimleri sonucunda 1988 yılında Spandau Yerel Belediyesi, Gatow Landschaft Mezarlığı arazisinde Müslümanlar için ayrı bir mezarlık tahsis ede

MİNARELİ İLK CAMİ
Berlin Türk Şehitliği’ndeki küçük yapı 1983-1985 yıllarında genişletilerek minareli bir cami haline getirildi. Daha sonraları değişik tarihlerde ek ve yenileme çalışmaları yapıldı. İki minareli Berlin Türk Şehitlik Cami, oturum alanı 386 metrekaredir. Buna diğer binalarda eklenirse toplam inşaat alanı 940 metrekareyi geçmektedir. Caminin temeli toprak hizasından 5 m kadar aşağıda olup, 80 santimetrelik betonarme-radye temel olarak 565 metrekarelik bir alana dökülmüştür. Toprak altındaki kat 500 metrekareye varan kullanım alanıyla, cemaatin fazla olduğu zamanlarda ibadete açılabilecek şekilde çok amaçlı salon olarak tasarlanmıştır.

Üstteki 400 metrekare büyüklüğündeki zemin kat ise hanımların ibadet etmesi için planlandı. Bu kattan hem bodrum hem de teras katlarına çıkacak olan bir özürlüler asansörü bulunmaktadır. Cami, bütün teferruatıyla klasik Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşır. Mermer ve taş işleri, mukarnaslı başlık ve şerefeler, çini kuşak yazıları, kündekari kapı ve kepenkler, sedefli ahşap vaaz kürsüsü, masif mermer minber ve mihrab, el hatlı levhalar ve kalem işleri ile İslam sanatlarının mimariyle mecz edilmesinin, İslamın tevhid ve terkip şuurunun malzemeye nasıl aksettiğinin güzel bir örneği sergilenir.

Dikkat: Sitede yer alan haberlerin izinsiz kullanılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!